Şeytan’ın Oteli, konusu itibariyle kült filmler statüsünde olan bir gençlik korku filmi.
Film, beş kişiden oluşan bir arkadaş grubu kayak yapmak için Norveç’in Jotunheimen Dağı'na gitmesi sonucu başlarına gelen olayları konu alıyor.
Birçok gençlik korku filminde görebileceğimiz şekilde grup; iki sevgili çift ile bir fırlama ve grubun neşe kaynağı olan gençten oluşuyor. Ne yazık ki kayak yaparken gençlerden biri bacağını kırar ve eğlenceleri kâbusa dönüşür. Arkadaşları derhal iyileştirmek için acil bir çözüm düşünen grup üyeleri, arabaları çok uzakta olduğundan dolayı kapalı bir mekan aramaya başlarlar. Kar ve buzla kaplı dağda tek bir bina bulabilmişlerdir; kimsesiz bir otel. Otele girdikten sonra içecek bir-iki şey bulduktan sonra iyice keyiflenen arkadaşlar, bir süre sonra otelin aslında ıssız olmadığını anlarlar.
Film anlattığım üzere konu itibariyle pek de özgün değil. Bu tür konularda ( tamamen olmasa da çok büyük oranda ) benzer filmler zaten bulunmakta. Bu bakımdan filmin Amerika yapımı olmadığını da düşünürsek, tüm dünya gençliğinin aynı dertten mustarip olduğu söyleyebiliriz.
Filmin geçtiği mekânda zaten detaya ihtiyaç duyan tek yapı otel olduğundan, iyi tasvir edilmiş. Mekânları anlamakta bir sıkıntı çekmiyoruz. Yine de otelin ( belki de Norveç kültürünü iyi bilmediğimizden ) bende daha çok kışlık bir ev çağrışımı yaptığını söylemeliyim.
Filmi izlerken, karakter tasvirlerinin detayı sayesinde gençlerin başlarına gelecek olayları kestirebiliyoruz. Güçlü karakterli olan, itinayla anlatılan roller bu filmde de başrolü çekiyor ve filmin sonunu belirliyor.
Oyunculuk açısından baktığımızda filmin vasatın üzerinde söyleyebiliriz. Kendi branşındaki diğer filmlerle kıyasladığımızda oyunculuğu gerçekten tebriki hak ediyor.
Korku filmlerinden aşina olduğumuz karanlık anlatımlar bu filmde de karşımıza çıkıyor. Ama abartıdan kesinlikle uzak durulmuş. Işıklar olması gerektiği gibi, hatta bazı karanlık sahneler ışıklandırılmış bile diyebiliriz.
Sonuç olarak, Şeytan’ın Oteli, bize bakış açısı ve senaryo açısından herhangi bir yenilik getirmese de, kült gençlik korku/gerilim filmlerini seven izleyicilerin koleksiyonlarına katmaları gereken bir film.