•  
  •  
  •  
  •    
  •   
  •  
  •  

Haberler

Son Eklenenler

Vizyondakiler

Gelecek Program

TV'dekiler

Sosyal ağlarda takip et!
Korku tünelini facebookta takip edin Korku tünelini twitterda takip edin
Öldüren Oyun
Öldüren Oyun

Gece kulübünde eğlenen sekiz öğrenci, bir ara oyun olsun diye ruh çağırma seansı düzenlemeye karar verir. Ancak keyifli zaman geçirmek için başlanan bu olay kısa zamanda korku dolu gerçeküstü bir kabusa dönüşecektir...

Ruh çağırmak amacıyla kullanılan tahtada ‘Hepiniz öleceksiniz’ mesajı çıkar. Öğrenciler o andan itibaren bir dizi esrarengiz cinayetin kurbanı olmaya başlarlar. Katilin tahmin edilenden de yakında olduğunun farkına varmalarıyla birlikte sıkı arkadaşlık bağlarının yerini kuşku ve dehşet alır. Aralarından bir tanesi kendisinin ve arkadaşlarının hayatını kurtarmak amacıyla çocukluk anıları ve ailesinin geçmişi üzerinde düşünmeye başlar. Ortada bir katil vardır ama bu dünyadan mı, yoksa çok daha tehlikeli bir başka dünyadan mı olduğu belli değildir...

Fas 1979: Fas’a yolculuk yapan öğrenciler, batı ülkelerinden gelen bir grubun kara büyüyle gizlice ilgilendiğine tanıklık eder. Ancak umulandan çok daha tehlikeli bir güç ortaya çıkar.

Londra 2001: Gece kulübünde düzenlenen partide eğlenen bir öğrenci grubu, daha da keyiflenmek için ruh çağırma seansı düzenlemeye karar verirler. Eğlence olsun diye başladıkları bu oyun, ruh çağırma tahtası üzerinde ‘Hepiniz Öleceksiniz’ mesajının belirmesiyle sinir bozucu bir deneyime dönüşür.

Liam adlı öğrenci ( Alec Newman ) bu mesaja çok şiddetli tepki verir. Liam’ın odadan kaçarcasına çıkarak tavan arasına sığınmasıyla kız arkadaşı Annie ( Melanie Gutteridge ) onu sakinleştirmeye çalışır. Bir süre sonra da onu yalnız başına bırakır. Liam onu tekrar gördüğünde genç kızın cansız bedeni yanıklarla dolu bir şekilde dans pistinde yatmaktadır.

Bu olay karşısında şok geçiren Liam ve arkadaşları, biraz rahatlayıp sakinleşmek için ortak kullandıkları eve dönerler. Gecenin bir yarısında Webster’in ( Lukas Haas ) sesiyle uykudan sıçrarlar. Dün geceki partide çekilen video kasetinde birşeyler bulmuştur. Annie’nin korkuyla kaçışını gösteren video kasette genç kızın esrarengiz bir gölge tarafından izlendiği görülmektedir. Kasette izlediklerinden çılgına dönen Liam, yalnız kalmak amacıyla evden ayrılır.

Bu arada evin sigortalarının atmasıyla ortalık karanlığa bürünür. Sigortayı tamir etmek için evin bodrum katına inen Webter ile Spence, orada kara büyü ve şeytanla ilgili materyalin olduğunu keşfeder. Daha da şaşırtıcı olanı, aynı yerde Liam’ın babasının 70’li yıllarda Fas’ta meydana gelen kanlı bir kitlesel cinayet olayına karıştığını belgeleyen bir dosyanın varlığıdır. Bütün ipuçları, Annie’nin ölümüyle ilgili olarak evin esrarengiz görünümlü sahibi Becker’i işaret etmektedir.

Tekrar yukarıya döndüklerinde bu öğrendiklerini Liam’ın arkadaşlarına anlatırlar. Suçlamaların ardı arkası kesilmezken Stella ile Lucy farklı bir teoriyle ortaya çıkar. İki kızın düşüncesine göre Annie’nin ölümünün ruh çağırma tahtasıyla bağlantısı vardır. Liam bu teoriye şiddetle karşı çıkar ve doğaüstü güç diye birşeyin var olmadığını iddia eder. Babasının soğukkanlı bir katil olduğunu kabullenmek zorunda olduğuna, Annie’nin de bir sapık tarafından öldürüldüğüne inanmak istemektedir. Tuvalete gitmek için oradan ayrılan Stella bir süre sonra vahşice öldürülmüş olarak bulunur.

Bundan sonrasında esrarengiz cinayetler birbirini izleyecek, esrar perdesi aralanana kadar ruh çağırma seansına katılan gençler sırayla ölmeye başlayacaktır.

Bir Cuma gecesi filmi...

Yönetmenliğini Marcus Adams’ın üstlendiği korku filmi ‘Öldüren Oyun’ ( Long Time Dead )in yapımcılığını James Gay-Rees gerçekleştirdi, senaryosunu Danziel Bronzite yazdı.

Marcus Adams ilk yönetmenlik sınavını verdiği ‘Öldüren Oyun’u tanımlarken, ‘Bir Cuma gecesi filmi’ ifadesini kullanıyor. Bilinmeyen güçler unsurlarının bolca yer aldığı bir psikolojik gerilim filmi olan ‘Öldüren Oyun’da İngiliz sinemasının genç oyuncularından oluşan bir kadro yer aldı.

Korku filmlerine duyduğu ilgiden yola çıkarak ‘Öldüren Oyun’u çektiğini belirten Marcus Adams, filmin ana temasının ruh çağırma seanslarında kullanılan ve ‘Ouija’ adı verilen özel tahta üzerinde geliştiğini vurgulayarak şu açıklamaları yapıyor:

“Film, bu tahtayı kullanan bir arkadaş grubunun yol açtığı olaylar çevresinde odaklanıyor. Aksiyonun çıkış noktası olarak bu tahtayı kullanmak çok cazip geldi. Ruh çağırma seansları herkesin bildiği, birçok insanın da denediği olaylardır. Diyebilirim ki, hemen hemen her insanın bunları kullanmakla ilgili anısı vardır ama şimdiye kadar bir sinema filminde merkezi rol oynadığını hiç görmedim. Geriye dönük bir araştırma yaptığımda bu ruh çağırma tahtalarının 1975 yıllarında oldukça yaygın bir oyun olduğunu, insanlara yabancı gelmeyeceğini keşfettim” diyor yönetmen...Unutmadan filmin yeni bir kamera yöntemi kullanılarak çekildiğini söyleyelim...

Korkunç sahneleriyle,şaşırtıcı finaliyle ara sıra ortaya çıkan sağlam korku filmlerinden biri... izlemediyseniz şiddetle tavsiye ediyorum...