Hayalet Gemi, birkaç başarılı gemi enkazı avcısı olan denizcilerin yine bir gemi enkazı ile ilgili teklif almasıyla başlıyor. Teklifin kabul edilmesi üzerine, keşif çalışmaları başlar. Ancak bu, sıradan bir gemi değildir; bu 19. yy.’ın ortalarında Avrupa’nın önde gelenleri ile yüksek sosyetesini taşıyan ve daha sonra esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan lüks bir yolcu gemisidir. Geçen yarım asırlık süreye rağmen haber alınamamıştır. Tabii ki bu, başroldeki denizciler tarafından memnuniyet ile karşılanır. Çünkü kafalarında geminin değerini bin dolarlarla ifade ederken, değer milyonlara ulaşır. Ayrıca estetiklik bakımından da çok güzel olan gemi, yeni sahiplerini büyüler. Denizciler hemen gemiyi keşfe çıkarlar. Ama dediğimiz gibi, gemi sıradan değildir ve film boyunca türlü ilginç ve ürkütücü sorun çıkarır kahramanlarımızın karşısına.
Film, oyunculuk açısından gerçekten tebriki hak ediyor. Film boyunca göze çarpan, sırıtan bir oyunculuk veya ekstremum bir mimik yok. Doğallıklarından bir şey kaybetmiyorlar.
Filmimizin konusuna ilginç ve gerici gelişme ve çok güzel bir son eklendiğini göz önüne alırsak, alkışı hak ettiğini sevinerek beyan edebiliriz. Özellikle sonu, beklenenin dışında ve şaşırtıcı. Bu bakımdan filmin en güzel yanını oluşturuyor.
Tabii ki Hayalet Gemi’nin ufak tefek de olsa klişe ve kötü denebilecek yanları var. Artık aşina olduğumuz, hayaletlerin ısrar ve inatla yazı yazma isteklerini bu filmde de görüyoruz. Buna ilaveten gereksiz yere gerilmiş diyalogları da fark ediyoruz. Neyse ki sayısı o kadar fazla değil.
Hayalet Gemi çekimler ve ışıklandırma gibi teknik konularda oldukça yeterli. Herşey olması gerektiği gibi, belki sıradan ama gayet başarılı. Çekimlerde farklı ve orjinal olmak uğruna abartmamaları, dolayısıyla da risk almamaları günümüz korku filmleri arasında filmin tebrik edilmesi gereken bir yönü aslında. Gerçi risk alındığında güzel ürünlerin ortaya çıktığına hepimiz şahidiz ama sonuçta bu bir tercih meselesi.
Netice olarak, her bakımdan vasatlığı aşmış ve bekleneni veren bir film. Korku filmlerini sevenlerin kesinlikle koleksiyonlarında bulundurmaları gerektiğini söyleyebiliriz.