Amerika’nın kuzeyindeki Alaska Barrow kasabası, her kış, bir ay boyunca sadece geceyi yaşar. Birdenbire gizemli bir grup insanın ortaya çıkmasıyla kasabada yüzbin kişi esrarengiz bir şekilde zarar görürler, hayatlarını yitirirler.Sayısı gittikçe azalan kasaba halkı ve aslında vampir olan bu gizemli grubun kalan insanlarla beslenme mücadeleleri yeniden günışığını görünceye kadar devam edecektir.Steve Niles ve Ben Templesmith’in çizgiromanından başarılı bir şekilde uyarlanmış olan 30 Days of Night, yönetmeni David Slade’in "bu proje için parmağımı bile keserim" diyecek kadar iddialı olduğu bir film. Vampirli korku filmi sevenler içinse tatmin edici derecede korkunç olduğu söyleniyor ...
Alaska'daki Barrow kasabasının bir aylık karanlığının üzerinden bir sene geçmiştir. Vampir saldırısından sonra kasabanın nüfusu önemli ölçüde azalmıştır. Kocasının ölümünün ardından kabusların yakasını bırakmadığı Stella Oleson son birkaç ayını dünyayı dolaşarak insanlara vampirlerin gerçek olduğunu anlatmaya çalışarak geçirmiştir.
İnsanların kendisi ile dalga geçmesi ve ciddiye almaması üzerine tam herşeyden vaz geçerken bir grup ona teklifte bulunur. Vampir kraliçesi Lilith'ten intikam alacaklardır. Uğruna yaşayacağı ve kaybedeceği birşey kalmamış olan Stella Los Angeles'ın karanlık sokaklarında şeytanın peşinde üşecek ve yaşadıklarının tekrar yaşanmaması için elinden geleni yapacaktır ...
Mısırlı vampir Bayan Miriam aşıklarının kanını emerek yaşamını sürdürmektedir. Bunun karşılığında kanını emdiği kadınlar ve adamlar, Bayan Miriam onlardan yeterince faydalanana kadar yaşlanmazlar. Ne yazık ki John'un 24 saatten az bir yaşam süresi kalır. Umutsuzca, ünlü doktor Sarah Roberts'a olanları anlatır ve yardım ister. Dr. Sarah Roberts önce bu hikayeye inanmaz fakat merakına yenik düşer ve Bayan Miriam ile ilişki kurar. Artık doktor da Miriam'ın elindedir ...
Stephenie Meyer’ın fenomen haline gelen Alacakaranlık Efsanesi serisinin ikinci kitabından uyarlanan Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay'da, ölümlülerle vampirler arasındaki romans yeni bir kademeye taşınıyor ve Bella Swan, vampir Edward Cullen’ın aşkına karşılık verebilmek için kaderle yüzleşiyor. Bir parçası haline geldiği doğaüstü dünyanın derinliklerine indikçe, kendisini daha da tehlikleye sokacak tarihi bir takım sırları öğrenmeye başlıyor. Bella’nın 18. doğumgününün ardından Edward onu korumak adına Bella’dan ayrılmaya karar verir. Bella reşit olduğu günlere yalnız ve kalbi kırılmış şekilde adım atarken farkeder ki başını her belaya sokuşunda Edward’ı kendisine çekebilmektedir. Edward’la ...
Bir vampiri sevdiğinizde, seçim hakkınız kalmaz. Bunun sevdiğiniz kişiyi inciteceğini bile bile nasıl kaçar, nasıl savaşırdınız? Sevdiğinize verebileceğiniz tek şey hayatınızsa, nasıl vermemezlik ederdiniz? Ya onu gerçekten seviyorsanız? Vazgeçilmez bir şekilde bir vampire âşık olmak, Bella Swan için, bir fantezi ve kâbusun gerçeğe karışmasıdır. Edward Cullen'a duyduğu yoğun tutkuyla bir tarafa, kurt adam Jacob Black ile arasındaki derin bağ ile öbür tarafa çekilmiş bir halde, nihai dönüm noktasına ulaşmak için kayıplar ve mücadele dolu çalkantılı bir yıl geçirmiştir. Artık kaçınılmaz bir seçimle karşı karşıyadır; ya ölümsüzlerin karanlık ama çekici dünyasına katılacak, ya da iki kabilenin ...