•  
  •  
  •  
  •    
  •   
  •  
  •  

Haberler

Son Eklenenler

Vizyondakiler

Gelecek Program

TV'dekiler

Sosyal ağlarda takip et!
Korku tünelini facebookta takip edin Korku tünelini twitterda takip edin
Doom 3
Doom 3

PC oyunlarında devrim niteliğinde olan Doom serisinin son temsilcisi olan Doom3 oyuncularla buluştu.Tabi ki oyuncuların uzun bir süredir beklediği oyun, geliştirilen ses ve grafikleri ile bizim de ofisimizin konuğuydu.

Id software 93’te Doom’u çıkarması gerçekten oyun tarihi açısından çok önemli bir yere sahipti. Türünün temsilcisi olan Doom o zaman birçok oyuncu için inanılmaz bir oyundu. İlkleri ile kendinden sonraki birçok oyuna öncülük etmişti. Fps’nin atası olarak kabul ettiğimiz bu oyun adını altın harflerle oyun tarihine kazımıştı. Aradan geçen süre içerisinde geliştirilen oyun, piksel grafiklerinin çok daha ötesine geçerek tekrar bilgisayarlarımıza konuk oldu. Özellikle id software’in oyunculara birçok vaadde bulunması oyunun diğer FPS lere göre çok daha ilgi görmesine yol açmıştı. Korkutüneli.com olarak biz de, id software in beklenen oyununu incelemeye aldık. Bakalım, gerçekten de oyun tarihinde yeniden devrim yaratabilecek bir oyunla karşı karşıya mıyız.

Oyunun arabirimi gerçekten kullanışlı ve sade tasarlanmış. Gerek oyun içinde, gerek menülerde kontrol açısından kullanışlı bir yapı hakim. Açılış ekranı ve kısa bir videonun ardından menüye geçiyoruz. Son zamanlarda görmeye alıştığımız, gereksiz bir sürü opsiyon barındıran bir menü ile karşılaşmamız çok güzel olmuş. Burada ses, video üzerinde gerekli ayarları yaptıktan sonra yükleme ekranı ile oyuna giriyoruz.

Mars gezegeninde bir uzay üssünde sıradan bir asker olarak maceramız başlıyor. Oyuna başladığınızda ilk olarak grafiklerin güzelliğine gözleriniz takılacaktır. Hatta ben bir ara senaryoyu bırakıp etrafı incelemeyle kafayı bozmuştum. Kaplamalardaki kalite ve modellemelerdeki ayrıntı gerçekten daha önceki hiçbir oyunda görmediğimiz kadar ileri düzeyde. Karakterlerin yüzlerindeki ifadelerden o anki durumlarını çok iyi bir şekilde görebiliyorsunuz. Diğer oyunlarda görmeye alıştığımız keskin hatlar, bu oyunda gerçekten çok aza indirilmiş. Gölgeler ise tarif edilemeyecek kadar güzel. Hatta grafik konusunda oyunun en başarılı kısmının gölgeler olduğunu düşünüyorum. Özellikle gerçek zamanlı olarak yer değiştiren bir ışık kaynağına göre gölgelerin yer değiştirmesi çok etkileyici olmuş. Grafik ayarları yaparken detay seviyesini ve diğer özellikleri kısmazsanız, oyunun bu konuda ne kadar başarılı olduğunu açıkça görebilirsiniz. Mekan tasarımlarında da çok başarılı olan grafik motoru, oyunun açık alanlarda geçmemesi yüzünden bu konuda kendini fazla gösteremiyor. Buna rağmen oyunun grafik motoru, karanlık mekan tasarımları ile dikkat çekiyor. Fakat bu güzelliklerin bilgisayarınızın gücüyle orantılı olduğunu söylemek gerekiyor. Özellikle yeni nesil bir ekran kartına ve en 512 MB bir belleğe sahip olmanız, oyunu iyi bir şekilde oynamanız için şart.

Sesler de grafikler kadar olmasa da oldukça başarılı. Yaratıkların çıkardığı sesler ve mekanlardaki uğultular insanı oldukça tedirgin edebiliyor. Bu noktada dikkatli oyuncuların gözünden kaçmayacak bir ayrıntı mevcut. Oyun içindeki ayak sesleri ve uğultular bir yerden sonra belirli periyotlarla tekrar ediyor. Bu da ses konusunda oyunun en büyük eksisi olarak karşımıza çıkıyor. Atmosfer için yapılan böyle bir özeliğin periyodik olarak tekrarlanmaması daha iyi olurdu. Fakat bunu bilmeniz bile korkmanızı engelleyecek bir durum değil. Çünkü Doom3’ün o kadar karanlık ve basık bir atmosferi var ki, ister istemez gerilimi yaşıyorsunuz. Sürekli kapalı alanlarda senaryonun ilerlemesi, bir yerden sonra insanı çok fazla bunaltabiliyor. Doom korku öğesini oyunculara orijinal yollarla aktarmıyor. Yaratıkların bir anda karşınızda belirmesi, bir anda ışıkların sönmesi gibi klasik yöntemlerle sizi korkutmayı amaçlıyor. Bu konuda da oldukça başarılı bir oyun.

Mars’a indikten sonra yapmanız gerekenler ekranın köşesinde beliren ileti ile size aktarılıyor. PDA adı verilen küçük cep bilgisayarınız ile çeşitli bilgiler elde edebiliyorsunuz. Çevredeki PDA ve diskler ile oyun içindeki kilitli kasaların şifrelerini ya da senaryo ile ilgili olan ayrıntılara erişebiliyorsunuz. Kayıp bir bilim adamını bulmanız için görevlendirildikten sonra maceramız başlıyor. Açılmaması gereken bir kapıyı açan bu bilim adamı, birçok şeytani gücün Marsa gelmesine yol açıyor. Bu noktadan sonra zombilerle ve diğer yaratıklar ile boğuşmaya başlıyoruz.

Oyun ilerledikçe küçük videolar ile karşınıza farklı yaratıkların çıkması oldukça gerilimli saatler geçirmenize yol açabilir. Başlarda oldukça kolay olan oyun, yaratıkların sayılarının ve çeşitliliğinin artması ile daha fazla zorlaşıyor. İşte bu anda kasalarda kilitli olarak bulunan cephane ve sağlık çantalarına daha fazla ihtiyaç duymaya başlayabilirsiniz. Bunun için de diğer askerlerin bilgilerine erişmeniz gerekiyor. Bunlar bazen ses kaydı olarak bazen de yazılı bir şekilde, size kilitli dolapları açmanız konusunda yol gösterecektir.

Birçok güzelliği barındıran bu kadar başarılı bir oyunun da birçok eksisi var elbet. Öncelikle oyunun sürekli kendini tekrar etmesi bir noktadan sonra sizi sıkabilir. Doom3 her ne kadar başarılı grafiklere ve seslere sahip olsa da, kendi türüne hiçbir yenilik getirmiyor. Anahtarı bul, kapıyı aç, yaratıkları öldür; gibi basit bir mantık üzerinde hazırlanmış bir oyun olmaktan öteye geçemiyor. Bunların yanında oyun içindeki muhteşem olarak tanımladığım atmosfer de herkese hitap eden türden değil. Çünkü oyunun korku öğesi ile birlikte, insanı bunaltan garip bir yapısı var. Bir yerden sonra bazı oyuncuların oynamak istemeyecekleri bir oyun Doom 3. Bütün bunlarla birlikte, oyunun çıkmadan önce ve çıktıktan sonra yoğun bir şekilde Half Life 2 ile kıyaslanması gibi bir durum vardı. Şu kadarını net olarak söyleyebilirim ki, Half life 2 gerçekten Doom 3 e göre çok daha iyi bir oyun. Tabi ki Doom3 kötü bir oyun değil. Ama Half Life 2 ile kıyaslanmasının da çok doğru olmayacağı görüşündeyim. İki oyunu da oynayan oyuncular ikisi arasındaki farkı açık bir şekilde görebilirler. İncelemeyi Half Life 2 çıkmadan yapsaydım grafik ve ses konusunda Doom 3 için en iyi diyebilirdim. Bütün eksilerine rağmen Doom 3 her oyun severin mutlaka bir göz atması gereken bir oyun. Özellikle korku konusunda hiçbir şüpheniz olmasın.Doom sizi gereğinden fazla korkutacaktır. Hatta çok fazla bunalıp bir daha oynamamanıza bile sebep olabilecektir.

İlgili Görseller