Onbir yaşındayken geçirdiği trafik kazası sonrası garip hayaller ve kabuslar görmeye başlayan Joanna Mills (Sarah Michelle Gellar), gördüğü bu hayaller nedeniyle sürekli kendine zarar vermektedir. Bu küçük kızın psikolojisindeki bozulmayı tam olarak tanımlayabilen yoktur.
Derken küçük Joanna büyür ve bir nakliyat şirketinde başarılı bir satış temsilcisi olur. Geçmişine bir sünger çekmiştir. İşinde hızla ilerleyecek bir potansiyeli varken, işi gereği bir gün küçükken ikamet ettiği Texas’a geri dönmek zorunda kalır.
Texas’a dönüşüne eş zamanlı olarak tekrar başlayan hayal ve kabuslarına bir anlam verememektedir. Geçmişine sünger çekmesinden dolayı, küçüklüğü ile ilgili pek fazla şey hatırlamamaktadır. Fakat asla unutmadığı bir cümle vardır: “Bir adam vardı...”
Joanna, kabuslarını sonlandırmak için araştırma yapmaya başlar...
Arayış, tamamen başroldeki Michelle Gellar’a odaklı bir film. Yan karakter desteği fazla değil. Ama Gellar’ın canlandırdığı Joanna Mills karakteri de geçmişi ile ilgili pek fazla şey hatırlamadığı için, filmde baştan sona bir bilinmezlik hakim.
Yan karakterler ve Gellar’ın oyunculukları durgunluk üstüne kurulu. Sakin ve durgun, adeta bekleyere bekleye oynuyorlar rollerini. Lakin bu filmde can sıkıcı bir durum yaratmıyor.
Arayış’ın konusu ilk başta özgün geliyor ama sonradan benzer filmleri izlediğimiz hissine kapılabiliyoruz. Yani bilindik bir konuya özgün bir şekilde bağlanmış da diyebiliriz.
Mekan tasvirleri için genellikle ıssız ve geniş yerler tercih edilmiş. O yüzden film boyunca pek fazla insan göremiyoruz. Gerçi bu artık korku filmlerinden aşina olduğumuz bir olgu.
Filmde korku-gerilim sahnelerinin sadece gece çekilmemiş olması en büyük artılardan. Bu bakımdan klişelerden sıyrılıyor Arayış.
Özetin özeti: İçinde bilinmezliği ve kasvetli ortamları barındıran, klişelerden az-çok sıyrılmış filmleri severseniz izlemeniz gereken bir film.