Filmler Kitaplar Oyunlar Hikayeler Künye İletişim
 
 
 
Ana Sayfa
Üyelik
Yeni Üye
Şifremi Unuttum
Editörden
Haberler
Gelecek Program
Vizyondaki Filmler
İncelemeler
Diğer İncelemeler
Film İncelemleri
Kitap İncelemeleri
Oyun İncelemeleri
Özel Dosyalar
Film Dosyaları
Kitap Dosyaları
Saklı Dosyalar
Korku Filmleri
Aksiyon
Canavar / Yaratık
Gençlik
Gerilim
Hayalet
Seri Katil
Şeytan / İblis
Vampir
Zombi
Korku Oyunları
Aksiyon
Macera
Korku Kitapları
Öyküler
Romanlar
Korku Hikayeleri
Hikayeler
Şehir Efsaneleri
 
Künye
İletişim
 

 

 


 

Hayalet Dünya
ResimHayalet Dünya, Pang kardeşlerin 2002 yapımı Göz’den sonra çektikleri filmlerden en çarpıcısı. Görüntü efektleri, farklı bir dünyayı tasvir etmekteki yaratıcılığı ve uçsuz bucaksız derinliği süsleyen müzikleriyle film izleyiciye müthiş keyifli sahneler izletiyor. Ancak bu sahneler maalesef kurgunun sıradışı ancak anlaşılmaz işlenişi sonucu bir bütünü oluşturmak konusunda başarısız kalıyor. Kısaca teknik açıdan son derece başarılı olan filmin konusu, sanatsal gücünün gölgesinde başıboş kalmış diyebiliriz.

Filmin birkaç “uzun” dakika süren gerilimli girişinin hemen ardından Angelica Lee’nin canlandırdığı soğukkanlı, hatta soğuk karakter filme ilk sahneden tuhaf bir gerginlik katıyor. Burada kısaca hikayeden bahsetmem gerekirse, Ting-yin ülkesinde ünlü bir yazardır ve onu üne kavuşturan bir aşk romanından sonra doğaüstü olaylar ve korkular hakkında bir kitap yazmaya başlar. Kitapta tasvir ettiği gizemli kadın karakteri (uzun siyah saçlı kadın) evinde görmeye başlayan Ting-yin bundan kaçmak yerine ilham almaya başlar. Yazdıkları gerçekleşiyordur ve gördükleri yazması için onu korkutuyor ve bir anlamda da tetikliyordur. Ancak birgün kendisini kurguladığı bu dünyada bulduğunda yazdıklarından fazlasının onun peşinde olduğunu fark edecektir. Yaşadıkları, unuttukları ve terk ettiklerinin... Yani kendi dünyasının...

Hayalet Dünya’nın bu ilginç konusu oldukça ürkütücü ve karanlık bir atmosfer sağlayabilecek potansiyelde. Sınırları sadece bir yazarın hayal gücü olan ortam ilk girişte izleyeni bu yüzden gerçekten de etkiliyor. Ancak kadının yazdıklarını gördüğü için daha ilk dakikada sergilediği soğukkanlılığı izleyiciye de bulaşıyor diyebiliriz. Ve film ilerledikçe başlarda biraz germekten öteye gitmemiş olan sahneler iyice yumuşuyor. Zaten filmin koptuğu noktada tam burası. Bizim dikkatimizi yönlendirdiğimiz ve hikayenin etrafında dönmesini beklediğimiz siyah saçlı kadın ve hayalet dünyanın “korkunç” sakinlerinin konuyla çok da ilgisi olmadığını filmin sonuna doğru iyice anlıyoruz. Beklediğimizden farklı bir yöne, korkudan drama kayan konu şaşırttığı kadar can da sıkıyor diyebiliriz. Karanlık, ürkütücü bir ortamda Ting-yin’in kovalandığı ilk sahneler dışında filmin özgün mekan tasarımları izleyiciyi korkutmaktan çok uzak kalıyor. Bunların yanında Angelica Lee’nin oyunculuğu başarılı sayılabilecekse de karakterin işlenişi ve soğukkanlılığı Ting-yin’i son derece “gerçekdışı” kılıyor ve filmi iyice bir karanlık masal havasına sokuyor.

Son olarak sadece görsellik, yaratıcı tasvirler ve o güzel sahneler için bile izlenebilecek bir film ama konu olarak öyle çok şey de beklemeyin. Her ne kadar ince bağlantılarla belirli mesajlar verilse ve bunlar giderek toparlanmaya çalışılsa da, “son” sizi pek de tatmin etmeyecektir.
Yazan: Lost
 
 
Yazarın Diğer Kritikleri:
 

İlgili Film: Hayalet Dünya




 
 
 
 



www.korkutuneli.com 2005 © Tüm hakları saklıdır. Filmler Kitaplar Oyunlar Hikayeler Künye İletişim